10. yılını kutlayan Özyeğin Üniversitesi ve TÜSİAD’ın ortak girişimi olan Sürdürülebilir Kalkınma Forumu’nun (SKF) ilk bilimsel araştırması olan “Sektörel Sürdürülebilirlik Araştırması: Kimya, Petrol ve Kauçuk/Plastik Sektörleri” Toplantısı, 14 Aralık 2018 tarihinde TÜSİAD Genel Sekreterliği Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

İş dünyasının sürdürülebilirlik performansını ortaya koymak amacıyla sektörleri inceleyen ve ilk olarak kimya, petrol, kauçuk ve plastik sektörlerinin ele alındığı araştırmanın sonuçlarının açıklandığı toplantının açılış konuşmalarını TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Gençtürk yaptı. TÜSİAD Başkanı Bilecik, konuşmasında şunları söyledi:

“Dünyanın, işlerinin ve markalarının geleceğini düşünerek, faaliyetlerinin çevre ve topluma olumsuz etkilerini minimuma indirmek için adım atan şirketler, sürdürülebilirlik ve karlılığın birbiriyle çelişmediğini, tam tersine birbirini beslediğini yıllar içindeki finansal performanslarıyla ortaya koyuyorlar.

Kimya ve petrol sektörlerindeki şirketler de, tüm tedarik zinciri boyunca sorumlu üretimi teşvik ederek; çevreyi koruyan, sosyal ilerlemeyi teşvik eden ve ekonomik büyümeyi destekleyen yenilikçi ürünler ve uygulamalar geliştirerek Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine destek verebilir.

Geçtiğimiz sene Özyeğin Üniversitesi ve TÜSİAD olarak Sürdürülebilir Kalkınma Forumu’nu kurarken, dünyadaki sürdürülebilirlik gündemini yakından takip etmek, kalkınmayı sürdürülebilir kılacak politikalara katkı sağlamak ve iş dünyasının bu alandaki dönüşümüne destek olmayı hedefledik. Bugün kimya, petrol, plastik ve kauçuk sektörlerinde Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin sürdürülebilirlik performansını birçok alt kırılımda incelediğimiz bu çalışmanın ilgili sektörler için yön gösterici olacağına inanıyorum.”

 

Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Gençtürk ise konuşmasında şu konulara değindi:

“Akademik tarafta yapılan araştırma sonuçlarımızın, 2017 yılından beri TÜSİAD ile yürüttüğümüz Sürdürülebilir Kalkınma Forumu (SKF) aracılığıyla sektör, STK ve üniversite iş birliğine örnek bir model olacak şekilde ortaya çıkmasından oldukça memnun olduğumuzu belirtmek isterim.

Sürdürülebilirlik, Özyeğin Üniversitesi’nin kuruluş misyonunda var olan ve iş yapış biçimimizde yer etmiş oldukça önemli bir kavram. Eğitim ve yönetim gibi ana faaliyetlerimizin yanı sıra girişimci araştırmacı bir üniversite olma misyonunu da üstlendik. Bu misyonla araştırmalarımızı sırf teorik çalışmalarla kısıtlı tutmamak adına uygulanabilir, sektörler ve STK’larla iç içe, problem çözmeye yönelik olacak şekilde planlıyoruz. 10. yılımızı kutladığımız bu anlamlı senede hem eğitim modelimiz bazında hem de iş yapış biçimimizde anlamlı ve sürdürülebilir çözümler üretmek temel yaklaşımımız. Sürdürülebilirliği esas alan eğitim modelimiz Princeton, Yale gibi dünya üniversitelerinin yer bulduğu Davos’un eğitim modelinde Türkiye’den tek ve en iyi örnek olarak yer alıyor.

Kimya, petrol ve kauçuk/plastik sektörleri ile başlattığımız Sektörel Sürdürülebilirlik Araştırması, farklı sektörlerin sorunlarına çözüm yaratacak şekilde anlamlı çalışmalar yürütmeye devam edecek.”

Araştırma bulgularını, yürütücüler Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Soytaş ve Dr. Damla Durak Uşar açıkladı.  Buna göre, dünyada gelişen trendlere paralel olarak ülkemizde de özelikle son senelerde farklı paydaş gruplarının çevre ve sosyal konularda farkındalıkları arttı. Sürdürülebilirlik uygulamaları firmalar için nihai tüketicinin satın alma kararının olumlu etkilenmesi, nitelikli iş gücünün istihdam edilebilmesi, finansmana kolay erişim ve vergi indirimleri gibi pek çok avantaj getiriyor.

Bu çalışmada da sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik ve finansal performans arasında olumlu ilişki gözlendi. Bununla birlikte, sürdürülebilirlik uygulamasına ayrılan kaynağın sadece bir alana yoğunlaşması durumunda elde edilen faydanın azaldığı görüldü. Bu nedenle, firmaların maksimum getiri sağlamak için sürdürülebilirlik uygulamalarını çeşitlendirmesi gerektiği sonucuna ulaşıldı.

Araştırmada, kimya, petrol, kauçuk ve plastik sektörleri karşılaştırıldığında kurumsal yönetişim, çalışan ve insan hakları, kurumsal sosyal sorumluluk çevre, ürün ve tedarik zinciri gibi farklı alanlarda sürdürülebilirlik uygulamalarına dengeli bir şekilde kaynak ayırmış olan kimya sektörünün en yüksek ortalama aktif karlılığı elde ettiği belirlendi. Çalışma, sürdürülebilirlik uygulamalarına dair kararlar alınırken nicelik kadar uygulamaların niteliğinin de önemli olduğunu ortaya koydu.

Sektörel Sürdürülebilirlik Araştırması'nın Kimya, Petrol, Plastik ve Kauçuk Sektörleri raporuna buradan ulaşabilirsiniz. Araştırma, ülkemizdeki farklı sektörleri değerlendirerek, bulguları kamuoyu ile paylaşmaya devam edecek.